Bebekler ve müzik

Güven ve huzurla doğum öncesi gelişimini tamamlamaya çalışan bebeğinizin işitme duyusu, anne karnında başlar ve bütün yaşamı boyunca ilerleyerek devam eder. Hamileliğinizin son döneminde karnınızda ki bebeğiniz; sizin kalp atışlarınızı, yüksek frekanstaki konuşmalarınızı duyabilmektedir.

Dünyaya geldiği andan itibaren de, bir birey olarak aktif öğrenmeye başlar ve bebeğinizin ilk öğretmeni de siz olursunuz. Bunun için, rahatlatıcı ve hoşunuza giden müzik dinlemek, stresten uzak durmak bebeğinizin gelişimini olumlu etkiler.

Yapılan araştırmalara göre; anne karnındaki bebeklerin; anneleri müzik dinlerken, belirgin biçimde aktif olduğunu söylenir. Ancak bu tepkilerin kendi işitmesinden mi kaynaklandığı, yoksa annesinin işitmesine karşı bir tepki mi olduğu kesin olarak bilinmemektedir.

Hamilelik döneminde; sesleri duymaya başlayan bebek – anne arasındaki duygusal bağ, bebeğin dünyaya gelişiyle kendini farklı ortama taşır. Bebek, yeni geldiği bu ortamda kendisini bir ses dünyasının içinde bulur ve bu yeni dünyayı tanımaz. Bu dünyada kendini güvende hissedebilmesi için; annesinin sesinize, sıcaklığına ihtiyacı vardır. Ona dokunmak, okşamak, konuşmak ve her ağladığında yanında olmak, bebeğinize bu dünyada da yalnız olmadığını, anne babasının onu koruyacağını hissettirir.

Bebeğiniz doğumdan itibaren ses uyarıcısına tepki gösterir. Anne ve babasının ayak seslerini tanır. Doğumdan birkaç hafta sonra bebeğiniz, ani ve yüksek tondaki seslere karşı, kasılma davranışı gösterir. Yumuşak sesler duyduğunda rahatlar ve bazı tipik hareketler yapar. 3 aydan küçük bebeğinize müzik dinlettiğinizde çok fazla tepki göstermediğini görürsünüz. 3. aydan itibaren bebeğiniz, bazı hareketlere sesin eşlik ettiğini anlamaya başlar. 4-6. aylar arasında bebeğinize müzik dinlettiğinizde çok dikkatlidir. Normal gelişim içinde olan bebeğiniz 8. aydan sonra canlı ritimleri içeren müziklere karşı aktif davranışlarda bulunur. Artık dilin varlığını kavradığı için müziği sadece pasif bir şekilde dinlemez, ona sesle cevap verir. Bebeğiniz 9. ayından sonra müziğe karşı verdiği tepkide bir kalite meydana gelir; müzikten zevk aldığını veya hoşlanmadığını davranışlarıyla belirtir.

Bebeğiniz, gülümsemeye başladığı sosyal gelişim sürecinde, sakinleştirici bir etkisi olan müziğe karşı da tepki vermeye başlar. Ninniler son derece etkilidir ve geniş aralıklarda dolaşan seslerin ve enstrümanların daha sakinleştirici ve rahatlatıcı bir etkisi olduğu gözlemlenmiştir.

Müziğe karşı açıkça verilen tepkilerden hemen sonra başlayan şarkı biçimindeki ilk mırıldanmalar dil gelişim sürecinin 4-6. ayları arasında görülür. Bebeğiniz, çevresindeki sesleri kolayca ayırt edebilir ve ses dünyasına kendisi de sesiyle katılmaya başlar. Bebeğinizin ses ile olan bu iç içeliği, zihinsel ve sosyal gelişimi süreçlerinde de, zamanla kendisini ifade etmesi ve iletişim kurması açısından ayrılmaz bir parçası olur. Çevresinde olup biteni ses ile algılar. Kendi isteklerini ve tepkilerini de yine kendi sesi yoluyla verir. Bu nedenle; müziksel gelişim genel gelişimden bağımsız olarak düşünülemez.

Müziksel gelişim, küçük kasların gelişimiyle de doğru orantılı olarak ilerlemektedir. Sesin üretebilmesi için, ses telleri ve diyafram kaslarının yeterli olgunluk seviyesine gelmesi ve zihinsel anlamda da gerekli olgunlaşmanın gerçekleşmesi gerekir. Aynı şekilde bir enstrümanın da çalınabilmesi için ilgili bölgedeki kullanılacak olan küçük kasların gelişmesi ve belirli bir olgunluk düzeyine gelmesi gerekmektedir.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *